Asla yapılmaması gereken sağlık hataları

4/12/2009 · Kategori: Saglik

Asla yapılmaması gereken sağlık hataları
Asla yapılmaması gereken sağlık hataları       Modern yaşamın getirdiği hızlı tempo nedeniyle telaş içinde yaşıyoruz ve sağlığımızı tehlikeye atacak hatalar yapıyoruz. Formsante dergisi en sık yapılan 10 sağlık hatasını derledi.

1- DİŞLERİ FIRÇALAMAK YERİNE ÇALKALAMAK
      Çoğumuz zamandan tasarruf etmek için dişlerimizi fırçalamak yerine çalkalıyoruz. Ağız çalkalamak diş çürüklerine neden olan bakterileri yok etmede veya diş eti problemlerine yol açan diş plağını önlemekte pek bir yarar sağlayamıyor.
      ÇÖZÜM: Her türlü bahaneyi bir kenara bırakın ve dişlerinizi her gün üç kez mutlaka fırçalayın.

2- HER YERE OTOMOBİLLE GİTMEK
      Modern yaşam zamandan tasarruf etmemiz için neredeyse yürümeyi bile gereksiz hale getirdi. JFK Hospital’dan iç hastalıkları uzmanı Dr. Ahmet Uslu, bedenimizin de artık yeteri kadar hareket etmemesinin bedelini; kalp - damar hastalıkları, obezite, tip 2 diyabet, ostreoartrit, bunama ve kanser gibi çok ciddi hastalıklara yakalanarak ödediğine dikkat çekiyor.
      ÇÖZÜM: Yakın mesafelerde aracınızı kullanmayı bırakın artık. Ne kadar yoğun olursanız olun her gün en az 30 dakikalık tempolu bir yürüyüşü yaşam tarzınız haline getirin.

3- ARKADAŞIN TAVSİYESİYLE İLAÇ KULLANMAK
      Başınızın tek tarafında oluşan şiddetli baş ağrısı yüzünden dikkatinizi işinize vermekte güçlük çekiyorsunuz. Aklınıza ilk gelen, aynı sorundan mustarip arkadaşınızın kullandığı ilaç oluyor. Sorununuza rastgele kullandığınız ağrı kesiciyle geçiştirmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Çünkü yakınmalarınıza kesin çözüm sağlayabilmek için her şeyden önce hastalığınıza doğru teşhis konulması şart.
      ÇÖZÜM: Önerebileceğimiz tek şey var, o da mutlaka bir doktora başvurarak doğru teşhis konulmasını sağlamak.

4- YEMEKLERİ OTURMAK YERİNE AYAKTA YEMEK
      Zamandan tasarruf etmek için alelacele yemek yerseniz sağlığınızı riske atarsınız.
      ÇÖZÜM: Günlük programınızı önceden planlarsanız, sofrada yemek yiyebileceğiniz zamanı mutlaka yaratabilirsiniz.

5- İNTERNETTEN LENS SİPARİŞ ETMEK
      Bazıları “Zamanım yok” bahanesine sığınarak yıllık göz kontrollerini ihmal ettiği gibi eczanelerden veya internetten gelişigüzel lens sipariş ediyor. Bu lensler göz yapısına uymuyorsa pek çok sorun ortaya çıkıyor.
      ÇÖZÜM: İster görme kusurlarını gidermek, ister sadece kozmetik amaçlı olsun lenslerinizi de mutlaka göz hekiminizin önerileri doğrultusunda satın alın.

6- YIKADIKTAN SONRA ELLERİ KURULAMAMAK
      Çoğumuz ellerimizi yıkadıktan sonra kurulamıyor. Unutmayın ki ıslak ve nemli eller kuru ellere oranla çok daha fazla bakteri çeker. Bu mikroorganizmalar da birçok hastalığı neden oluyor.
      ÇÖZÜM: Eğer aceleniz varsa ellerinizi yanınızda taşıdığınız bir kağıt mendille kurulayın. Bu mendili kapıyı açmak için de kullanın.

7- UYKUYA DALAMAYINCA UYKU HAPLARINDAN MEDET UMMAK
      Çoğumuz uykuya dalmakta güçlük çekince en hızlı çözüm olarak uyku haplarına başvuruyoruz.
      ÇÖZÜM: Eğer uyku hastalığınız yoksa uyuyabilmek için birinci formül sabahları egzersiz yapmak, akşamları ağır yemekten kaçınmak ve tabii sorunları yatağa taşımamak.

8- İŞPORTADAN ALELADE BİR GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ ALMAK
      İşportadan alınan gözlükler ucuz olabilir, ama gerçekten gözlerinizi güneşin zararlı etkilerinden korumaz. Güneşin zararlı ışınları korneada kurumaya bağlı enfeksiyonlar oluşturabiliyor.
      ÇÖZÜM: UV ışınlarına karşı yüzde 100 koruma sağlayamıyorsa o gözlüğü çöpe atın ve yerine “gerçek” bir gözlük alın.

9- DİZÜSTÜ BİLGİSAYARLARLA ADETA YAPIŞIK YAŞAMAK
      Günlük hayatta dizüstü bilgisayar olarak bilinen laptop’ları hemen her yerde kullanmaya çalışıyoruz. International Hospital’dan fizik tedavi ve rehabili-tasyon uzmanı Dr. Demet Parlar, laptop’la çalışırken öne doğru eğilmenin duruş bozukluğuna; omuz, boyun kuşağı ve bel kaslarının zorlanması nedeniyle şiddetli ağrılara neden olduğunu söylüyor.
      ÇÖZÜM: Dizüstü bilgisayarları mutlaka kullanmanız gerekiyorsa haftada en az üç gün 30 - 60 dakika süreyle yüzün ya da her gün birkaç dakika da olsa egzernsiz yapın.

10- EĞLENCE MEKANLARINDA ÇOK YÜKSEK SESLİ MÜZİK DİNLEMEK
      Kimi barların kapısında “Dikkat içerideki ses düzeyi devamlı duyma bozukluğuna yol açabilir” uyarısını gördüğünüzde belki de bunun sadece formalite gereği yazılmış olduğunu düşünüp ciddiye almıyorsunuz.
      ÇÖZÜMÜ: Kulaklarınıza silikon tıkaç takabilirsiniz. Ayrıca kulaklıkla müzik dinlerken de sesi makul bir düzeyde tutun. Konserlerde, kulüplerde kolonların yanında durmamaya özen gösterin.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Uyku ve sağlığınız

4/12/2009 · Kategori: Saglik

Uyku ve sağlığınız
Uykuyla savaşmayın kendinizi teslim edin
Uyku ve sağlığınız       Uykusuzluğun sizi hayat oyunundan erken ayırabileceğini unutmayın! Siz siz olun, kalp krizi geçirme riskinin önünü bebekler gibi uyuyarak kesin.

      Ne kadar az uyursanız, başarılı olmak için o kadar fazla vaktiniz olur, değil mi? Hayır! Bill Clinton ve Margaret Thatcher gibi efsanevi 'az uyuyup da, çok başarılı olanlar'ın aksine; uykunuzu yeterince almazsanız daha şişman, hantal ve daha etkisiz hale gelirsiniz. Terfi almak şöyle dursun, mevcut işinizi korumakta bile zorlanırsınız...

KİREÇLENME AZALIYOR
      Ve yeni bir araştırma; uyku eksikliğinin hayat oyunundan daha erken çıkmanıza neden olacağını gösteriyor. 35 ve 47 yaş arası bir grup insanın her gece biraz daha fazla uyuması sağlanmış ve ilerleyen beş yıl içinde damarlarındaki kireçlenme riskinin düştüğü görülmüş. Aslında her bir saatlik fazla uyku karşılığında, kireçlenme riskini yüzde 33 düşürmüşler. Bu kireçlenmeler, damarları sertleştiren plak oluşumunun göstergesidir ve kalp krizine doğru hızla yol aldığınızın işaretidir.

İYİLEŞTİRİCİ ETKİSİ VAR
      Bu yeterince ürkütücü gelmediyse, cildin kırışmasının ve etkisizliğin (cinsel anlamda) yaklaştığını gösterir. Daha çok uyuyanların daha az stresli olduğu muhtemeldir. Ya da uykunun başlı başına iyileştirici etkisi olabilir. (Her şeyin ötesinde, kan basıncı uyku sırasında en düşük seviyesine iner.) Çok az uykuyla tüm işlevlerini mükemmel olarak yerine getiren insanların olduğu doğrudur. Ama çoğunluk için 'uyku maçosu' olmaktan vazgeçmenin zamanı geldi.

Seksten zevk almayı sağlar
      Uykunun nimetlerinden yararlanmak için kötü örneklerden yola çıkmayın. Gecede 4-5 saat uyuyan ve 'fazla uyku, zaman kaybı' diyen insanlardan etkilenmeyin. Onları taklit etmeyin.

      Kişisel uyku ihtiyacınıza saygı göstermeniz; daha ince görünmenizi, seksten daha fazla zevk almanızı ve daha çok okumanızı sağlar. Ayrıca işte daha verimli olmanıza yardımcı olur.

Atıştırmalıkların yerini mini mini öğünler alsın
      Eğer 'atıştırmalık' kelimesi, aklınıza cips, kurabiye ve dondurma getiriyorsa; yapacağınız ilk iş bu kelimeyi sözlüğünüzden atmak olmalı! İkinci adım ise sabah ile öğleden sonranın tam ortasında yemek yemektir. Bu eylem, iştahınızı ve buna bağlı olarak da kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur. (Bu durum sofraya oturduğunuzda elektrik süpürgesinin insan versiyonuna dönüşmenizin de önüne geçer!) 'Atıştırma' kelimesini yasakladığınıza göre, beslenme programınıza 'mini öğünler' ekleyin. Bunların lezzetli ve az kalorili olmasına dikkat etmeniz yeterli. Kompleks karbonhidratlar, iyi yağlar ve proteinin dengeli karışımı, sağlıklı ara öğünler oluşturur.

Kalp yetmezliğine karşı zayıflamalı!
      Tombul doktorların size öğretecek neyi var? Eğer fotoğraflarımızı gördüyseniz, kendimizden bahsetmediğimizi biliyorsunuz. Ama bir araştırmaya göre 21 bin doktorun yüzde 40'ı kilolu statüsüne giriyor. Obezite sınırında değiller ama gelecek yılın seksi doktorlar takvimine girmeleri de olası gözükmüyor.

CİDDİ BİR HASTALIKTIR
      Aynı araştırma, bu doktorların (Ve de SİZ'in) haziran ayı güzeli olamadıkları için üzülmekten daha fazla derdi olacağını gösteriyor. Biraz fazla kilo taşımak, bu adamlara daha zayıf olanlara göre yüzde 49 daha fazla kalp yetmezliği riski getiriyor.

• Kalp yetmezliği çok genel ve çok ciddi bir rahatsızlıktır. Kalbinizin vücudun ihtiyaçlarını karşılayamayacağı anlamına gelir. Kalpteki basınç artar, kan ve sıvılar ciğerlere geri döner ve daha çabuk yorulup nefessiz kalırsınız.

EGZERSİZ YAPMAK ŞART
• İdeal kilonuzu korumak anahtardır. Fiziksel aktivite de bu konuda yardımcı olabilir. Riski yüzde 18 oranında düşürür. Araştırmacılar, ayda üç defadan çok ter dökmenin 'aktif' anlamına geleceğini düşünüyor. Ama biz bunu yeterli görmüyoruz.
• Her gün yarım saat yürümeniz, haftada 10 dakika egzersiz yapmanız ve haftada üç kez 20'şer dakikalık egzersizlere devam etmeniz gerekiyor. Bunlar, hem kiloyla hem de kalp yetmezliğiyle savaşır ve sizi doktorunuzdan daha sağlıklı kılar!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Vejeteryan beslenme sağlıklı mıdır?

4/12/2009 · Kategori: Saglik

Vejeteryan beslenme sağlıklı mıdır?
Vejeteryan beslenme sağlıklı mıdır?       Et, balık ve kümes hayvanlarını tüketmeyenlere süt ürünleri, yumurta gibi besinleri tercihli tüketenlere vejeteryan denir. Vejeteryanlar 3 ana gruba ayrılırlar.

      Anadolu Sağlık Merkezi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Aytaç Ak, vejeteryan beslenmenin sağlıklı olup olmadığı konusunda merak edilen soruları yanıtladı.

      Lakto-Ovo vejetaryenler: Hayvan eti tavuk, balık, kırmızı et yemezler ancak yumurta ve süt ürünlerini tüketirler. Vejeteryanların %80-90’ı bu grubu oluştururlar.

      Lakto vejetaryenler: Hayvan eti yemedikleri gibi yumurta, süt, yoğurt da tüketmezler.

      Veganlar: Katı vejeteryan bu olan grup et, süt, yumurta tüketmedikleri gibi hayvansal hiçbir besin maddesini tüketmezler. Bal, dondurma, yoğurt, muhallebi gibi hayvansal ürünlerden yapılan besin maddeleri bu tür vejeteryanların yasakları arasındadır.

      Bu üç ana grubun dışında, ovo-vejetaryen (süt tüketmeyip, yumurta yiyen), pesketaryen (hayvan eti olarak sadece balık tüketen) veya semi-vejetaryen (kırmızı et değil de beyazı tüketen) gibi değişik gruplar da bulunmaktadır.

Vejeteryan beslenme sağlıklı mıdır?
      Vejeteryan beslenmeyi tek başına iyi veya kötü olarak nitelemek doğru değildir. Avantajlarını, riskli durumlarını iyi analiz etmek, eksikliği olması muhtemel besin maddelerini iyi bilmek gerekir. Vejeteryan beslenenlerin yaşam sürelerinin daha uzun olduğunu gösteren birçok araştırma bulunmaktadır. Sık görülen hastalıklar için vejeteryanlığı değerlendirirsek;

      Kanser hastalığı açısından değerlendirildiğinde; vejeteryan beslenenlerin daha az kanser olduğuna dair araştırmalar mevcuttur. Et içindeki homosistein, pişirme şekilleri ile okside olan yağ asitleri birçok kansere sebep oksidan madde et tüketimi ile alınmış olur. Hayvanlara verilen hormonlar, antibiyotikler, kimyasal besin bileşikleri hayvanların otlaklardan aldığı kimyasallar, etin kanserojen yükünü anlamlı derecede artırır. Ayrıca salam, sosis, sucuk gibi nitrat koyularak yapılan besinler kanserojen besinlerdir.

      Vejeteryanlar hem bu oksidan maddeleri almadıkları gibi anti oksidan E vitamini, C vitamini, karotenoidler, biyoflavonoidler alımları oldukça yüksektir. Bu maddeler kanseri engelleyen besin maddeleridir.

      En sık ölüme neden olan kalp damar hastalıkları yönünden de vejeteryan beslenmek avantajlıdır. Kalp damar hastalığının en önemli risk kan değeri olan LDL kolesterolün (kötü kolesterol) vejeteryanlarda oldukça düşük olduğu önemli araştırmalarda gösterilmiştir. Vejeteryan diyetindeki hayvansal doymuş yağ oranının az alımı, homosistein alınmaması, posa, antioksidanların yüksek tüketilmesi bunun en önemli nedenlerindendir.

      Ayrıca vejeteryan olanlarda daha az şişmanlık, diş çürümesi görüldüğünü söyleyen araştırmalar da mevcuttur.

Vejeteryanlığın sakıncaları var mı?
      Evet var. Öncelikle değerlendirilmesi gereken bu hastalıklarda et tüketiminin katkısı olduğu ama bu katkının etin doğal içeriğinden çok hayvanların büyütülmesi, etin işlenmesi ve pişirilmesine kadar geçen süreçte gerçekleştirilen uygulamalardır.

      İyi planlanmamış bir vejeteryan diyetinde et ve süt önemli derecede bulunan Fe, riboflamin, B12, protein, kalsiyum, çinko gibi besin öğeleri eksikliği görülebilir. Bu da bazı risk grupları için tehlikelidir.

Bu risk grubuna kimler girer?
      Bu risk grubuna hamileler, bebekler ve çocuklar girer.

Vejetaryan hamileler için bir beslenme planı önerir misiniz?
      Sabah: 2 dilim orta yağlı beyaz peynir, 1 haşlanmış yumurta, 2 tatlı kaşığı pekmez, 4-5 zeytin, ekmek, domates ve salatalık.

      Kuşluk: Yarım çay bardağı kuru üzüm.

      Öğle: 1 tabak kurubaklagil, 1 tabak pilav ya da makarna, salata, (2 dilim beyaz peynir, zeytinyağlı, 1 tabak sebze yemeği, 1 dilim kepekli ekmek.

      İkindi: 1 muz ya da 1 su bardağı çilek, 1 kase yoğurt ya da 5 ceviz.

      Akşam: 1 kase çorba, 1 tabak sebze yemeği, salata ( 2 dilim kaşar peynir), ekmek.

      Gece: 20-25 kiraz veya yarım çay bardağı kuru üzüm veya 20 fındık, 1 kase yoğurt

Vejeteryan birisi kendinde bu besin öğelerinin eksikliğinin olup olmadığını nasıl anlar?
      Vejeteryansanız öncelikle kan sayımı (hemogram) ile kanınızı bir kez değerlendirtmelisiniz. Bu değerlendirmede demir eksikliği ve B12 bağlı anemi görülecektir. B12 vitamini sadece ette bulunur ve eksikliği unutkanlığa ve sinir sistemi hastalıklarına neden olur. Bu nedenle bir vejetaryan idrarındaki metil-malonik aside baktırarak kendisinde böyle bir eksiklik bulunup bulunmadığını kontrol ettirmelidir.

      Vegan tarzı vejeteryanlar ise bu analize gerek duymadan B12 vitamin suplamentleri başlamalıdır.

      Eğer halsizlik, yorgunluk, saç kaybı, deri döküntüleri, tırnak kırıkları, sık sık hastalanma, dudak–cilt lezyonları var ise ve vejeteryansanız bir uzmana danışmanız önerilir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Grip nedir, soğuk algınlığı nedir?

4/12/2009 · Kategori: Saglik

Grip nedir, soğuk algınlığı nedir?
Grip nedir, soğuk algınlığı nedir?       Herkesin birbirine karıştırdığı bu iki hastalığı birbirinden ayırmanın yollarını mı merak ediyorsunuz? Bu öneriler sayesinde hangi hastalıkla karşı karşıya olduğunuzu anlamak kolaylaşacak.

      Dünyada en çok karıştırılan iki hastalık, grip ve soğuk algınlığı. Bu hata o kadar yaygın ki, bazen sağlıkla uğraşanlar bile aynı hataya düşüyor, her burun akıntısı kendini grip sanıyor. Fakat Domuz Gribi'nin tüm dünyada yayıldığı şu günlerde doğru ayrımı yapmak her zamankinden daha önemli. Sabah kalktınız, üzerinizde bir kırgınlık var, ateşiniz hafif yükselmiş, burnunuz akıyor ve hapşırıyorsunuz diyelim. Soğuk algınlığı mı oldunuz yoksa grip misiniz nasıl bileceksiniz? İşte aşağıdaki ipuçları bu ayrımı yapmakta size yardımcı olacak. Her iki hastalık arasındaki temel fark soğuk algınlığının hafif seyirli bir hastalık olmasına karşın gribin bazen insanları günlerce yatağa düşürecek kadar şiddetli seyretmesi. Soğuk algınlığı daha çok burun ve boğaz bölgesiyle sınırlı kalır. Başlangıçta boğazda hafif ağrıyla başlar, onu burunda dolgunluk ve geniz akıntısı takip eder. Geniz akıntısının yarattığı tahrişe bağlı kuru öksürük sıklıkla ortaya çıkabilir. Genellikle yetişkinlerde ateş bulunmaz fakat çocuklarda bazen görülebilir. Burun akıntısı ilk başta suluyken sonraki günlerde daha koyu hale gelip rengi ve kıvamı koyulaşır. Bunu burun tıkanıklığı, burunda ve yüzde dolgunluk hissi takip edebilir.Yüzlerce değişik virüs soğuk algınlığına yol açabilir ve hastalık genellikle bir haftada iyileşir. Belirtilerin ortaya çıktığı ilk üç-dört günde hastalığı bir başkasına bulaştırmak mümkündür. Bu nedenle yayılmasını önlemek için o bulaşıcı dönemi evde geçirmek doğru olur. Eğer soğuk algınlığında belirtiler uzuyorsa bir bakterinin gelip hastalığın üzerine eklenmiş olma ihtimali düşünülmelidir. Bu durumda antibiyotik kullanmak gerekebilir ama bunun kararını bir doktor verir.

PEKİ GRİP NASIL BİR TABLO YARATIR?
      Mevsimsel ya da Domuz Gribi'nde ortaya çıkan belirtiler birbirine oldukça benzer. Soğuk algınlığına göre belirtiler aniden başlar ve daha hızlı seyreder. En ön planda hızla yükselen ateş, genel bir düşkünlük hali, kas ağrıları vardır. Bazen boğaz ağrısı, öksürük ve sinüslerde dolgunluk da bulunur. Belirtiler birkaç gün içinde azalabilir ama bir haftadan uzun sürmesi hiç de seyrek değildir. Çocuklarda, yaşlılarda ve kalp-akciğer hastalığı bulunanlarda gribe bağlı en sık gelişen hastalık "zatürreedir". Grip tanısı konulanlarda ateş düzeldikten sonra tekrar ortaya çıkmışsa ve tabloya nefes darlığı eklenmişse zatürree mutlaka akla getirilmelidir.

GRİP AŞISINA DAİR EFSANELER
Aşı sonrası şiddetli grip oldum:
      En sık duyulan şehir efsanesi (geyik) budur. Teknik olarak mümkün değildir çünkü aşıyla hastalık yapabilecek canlı grip virüsleri insana verilmez. Aşının içindeki proteinlere bağlı kırgınlık görülebilir ama bu da çok kısa sürede geçer.

Aşı yaptırmama rağmen dört kez grip oldum:
      Bu da ikinci sırada gelir; mevsimsel grip aşısının koruyuculuğu yüzde 70 gibi yüksek bir orandır. Aşıya rağmen grip olma olasılığı vardır ama bir insan bir sene içinde üç-dört kez grip olduğunu sanıyorsa aslında yakalandığı grip değil soğuk algınlığıdır. Çünkü o sene içinde geçirilen gerçek grip bağışıklık bırakır.

Artık mevsimi geçti:
      Grip aşısının sonbahara girerken önerilmesinin sebebi grip mevsimi başlamadan aşı yaptıranları bağışık hale getirmek içindir, yoksa daha sonra aşı olmanın sağlığa herhangi bir zararı yoktur.

Ne zaman hemen doktora başvurmak gerek?
      Hastalık sırasında gelişen bazı hallerde gecikmeden doktora başvurmak gerekir.

Yetişkinlerde
• Şiddetli göğüs ağrısı
• Şiddetli baş ağrısı
• Nefes darlığı
• Bilinç bulanıklığı
• Yoğun kusma

Çocuklarda
• Sık nefes alma
• Morarma
• Yeterli sıvı alamama
• Normal şekilde etrafla ilişki kuramama

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Harman-Türk Halk Müziği Serisi 3/Tanıtım

28/11/2009 · Kategori: Album Tanitimlari




Yayın Tarihi:24/11/2009
Türü: Türk Halk
Albümdeki Eserler

  1. Aziz Şensoy - Gökyüzünde Tüten Olsam
    Söz: Karacaoğlan Müzik: Anonim
  2. Hacı Taşan - Bugün Ayın Işığı
    Söz & Müzik: Anonim
  3. Piçoğlu Osman - Giresun Karşılaması
    Söz & Müzik: Anonim
  4. Aliye Akkılıç - A Kızım Sana Potin Alayım Mı
    Söz & Müzik: Anonim
  5. Nurettin Dadaloğlu - Gül Dalına Konmuş
    Söz & Müzik: Anonim
  6. Ali Ekber Çiçek - Güzel Dosttan Bize Bir Dolu Geldi
    Söz: Pir Sultan Abdal Müzik: Ali Ekber Çiçek
  7. Nezahat Bayram - Şu Kışlanın Kapısına
    Söz & Müzik: Anonim
  8. Bedia Akartürk - Elmaların Yongası
    Söz & Müzik: Anonim
  9. Şemsi Yastıman - Kerpiç Kerpiç Üstüne
    Söz & Müzik: Anonim
  10. Fatma Türkan Yamacı - Eşim Aman Aman
    Söz & Müzik: Anonim
  11. Maçkalı Hasan Tunç - Yüce Dağ Başında
    Söz & Müzik: Anonim
  12. Haydar Ağbaba - Bir O Yanda Bir Bu Yanda
    Söz & Müzik: Anonim
  13. Muazzez Türüng - Dağlar Kızı Reyhan
    Söz: Talet Eyübov Müzik: Fikret Amirov
  14. Muharrem Ertaş - Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
    Söz: Anonim Müzik: Muharrem Ertaş
  15. Rıza Konyalı - Konya Bağları
    Söz & Müzik: Anonim
Devamı

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::