4/12/2009 · Kategori: Saglik
Asla yapılmaması gereken sağlık hataları
Modern yaşamın
getirdiği hızlı tempo nedeniyle telaş içinde yaşıyoruz ve
sağlığımızı tehlikeye atacak hatalar yapıyoruz. Formsante dergisi en
sık yapılan 10 sağlık hatasını derledi.
1- DİŞLERİ FIRÇALAMAK YERİNE ÇALKALAMAK
Çoğumuz zamandan tasarruf etmek
için dişlerimizi fırçalamak yerine çalkalıyoruz.
Ağız çalkalamak diş çürüklerine neden olan
bakterileri yok etmede veya diş eti problemlerine yol açan diş
plağını önlemekte pek bir yarar sağlayamıyor.
ÇÖZÜM: Her
türlü bahaneyi bir kenara bırakın ve dişlerinizi her gün
üç kez mutlaka fırçalayın.
2- HER YERE OTOMOBİLLE GİTMEK
Modern yaşam zamandan tasarruf etmemiz
için neredeyse yürümeyi bile gereksiz hale getirdi.
JFK Hospital’dan iç hastalıkları uzmanı Dr. Ahmet Uslu,
bedenimizin de artık yeteri kadar hareket etmemesinin bedelini; kalp -
damar hastalıkları, obezite, tip 2 diyabet, ostreoartrit, bunama ve
kanser gibi çok ciddi hastalıklara yakalanarak ödediğine
dikkat çekiyor.
ÇÖZÜM: Yakın
mesafelerde aracınızı kullanmayı bırakın artık. Ne kadar yoğun
olursanız olun her gün en az 30 dakikalık tempolu bir
yürüyüşü yaşam tarzınız haline getirin.
3- ARKADAŞIN TAVSİYESİYLE İLAÇ KULLANMAK
Başınızın tek tarafında oluşan şiddetli
baş ağrısı yüzünden dikkatinizi işinize vermekte
güçlük çekiyorsunuz. Aklınıza ilk gelen, aynı
sorundan mustarip arkadaşınızın kullandığı ilaç oluyor.
Sorununuza rastgele kullandığınız ağrı kesiciyle geçiştirmeyi
aklınızdan bile geçirmeyin. Çünkü
yakınmalarınıza kesin çözüm sağlayabilmek için
her şeyden önce hastalığınıza doğru teşhis konulması şart.
ÇÖZÜM:
Önerebileceğimiz tek şey var, o da mutlaka bir doktora başvurarak
doğru teşhis konulmasını sağlamak.
4- YEMEKLERİ OTURMAK YERİNE AYAKTA YEMEK
Zamandan tasarruf etmek için alelacele yemek yerseniz sağlığınızı riske atarsınız.
ÇÖZÜM: Günlük
programınızı önceden planlarsanız, sofrada yemek yiyebileceğiniz
zamanı mutlaka yaratabilirsiniz.
5- İNTERNETTEN LENS SİPARİŞ ETMEK
Bazıları “Zamanım yok”
bahanesine sığınarak yıllık göz kontrollerini ihmal ettiği gibi
eczanelerden veya internetten gelişigüzel lens sipariş ediyor. Bu
lensler göz yapısına uymuyorsa pek çok sorun ortaya
çıkıyor.
ÇÖZÜM: İster görme
kusurlarını gidermek, ister sadece kozmetik amaçlı olsun
lenslerinizi de mutlaka göz hekiminizin önerileri
doğrultusunda satın alın.
6- YIKADIKTAN SONRA ELLERİ KURULAMAMAK
Çoğumuz ellerimizi yıkadıktan
sonra kurulamıyor. Unutmayın ki ıslak ve nemli eller kuru ellere oranla
çok daha fazla bakteri çeker. Bu mikroorganizmalar da
birçok hastalığı neden oluyor.
ÇÖZÜM: Eğer aceleniz
varsa ellerinizi yanınızda taşıdığınız bir kağıt mendille kurulayın. Bu
mendili kapıyı açmak için de kullanın.
7- UYKUYA DALAMAYINCA UYKU HAPLARINDAN MEDET UMMAK
Çoğumuz uykuya dalmakta
güçlük çekince en hızlı çözüm
olarak uyku haplarına başvuruyoruz.
ÇÖZÜM: Eğer uyku
hastalığınız yoksa uyuyabilmek için birinci formül
sabahları egzersiz yapmak, akşamları ağır yemekten kaçınmak ve
tabii sorunları yatağa taşımamak.
8- İŞPORTADAN ALELADE BİR GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ ALMAK
İşportadan alınan gözlükler
ucuz olabilir, ama gerçekten gözlerinizi güneşin
zararlı etkilerinden korumaz. Güneşin zararlı ışınları korneada
kurumaya bağlı enfeksiyonlar oluşturabiliyor.
ÇÖZÜM: UV ışınlarına
karşı yüzde 100 koruma sağlayamıyorsa o gözlüğü
çöpe atın ve yerine “gerçek” bir
gözlük alın.
9- DİZÜSTÜ BİLGİSAYARLARLA ADETA YAPIŞIK YAŞAMAK
Günlük hayatta
dizüstü bilgisayar olarak bilinen laptop’ları hemen her
yerde kullanmaya çalışıyoruz. International Hospital’dan
fizik tedavi ve rehabili-tasyon uzmanı Dr. Demet Parlar,
laptop’la çalışırken öne doğru eğilmenin duruş
bozukluğuna; omuz, boyun kuşağı ve bel kaslarının zorlanması nedeniyle
şiddetli ağrılara neden olduğunu söylüyor.
ÇÖZÜM:
Dizüstü bilgisayarları mutlaka kullanmanız gerekiyorsa
haftada en az üç gün 30 - 60 dakika süreyle
yüzün ya da her gün birkaç dakika da olsa
egzernsiz yapın.
10- EĞLENCE MEKANLARINDA ÇOK YÜKSEK SESLİ MÜZİK DİNLEMEK
Kimi barların kapısında “Dikkat
içerideki ses düzeyi devamlı duyma bozukluğuna yol
açabilir” uyarısını gördüğünüzde belki
de bunun sadece formalite gereği yazılmış olduğunu
düşünüp ciddiye almıyorsunuz.
ÇÖZÜMÜ:
Kulaklarınıza silikon tıkaç takabilirsiniz. Ayrıca kulaklıkla
müzik dinlerken de sesi makul bir düzeyde tutun. Konserlerde,
kulüplerde kolonların yanında durmamaya özen gösterin.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
4/12/2009 · Kategori: Saglik
Uyku ve sağlığınız
Uykuyla savaşmayın kendinizi teslim edin
Uykusuzluğun sizi hayat oyunundan erken
ayırabileceğini unutmayın! Siz siz olun, kalp krizi geçirme
riskinin önünü bebekler gibi uyuyarak kesin.
Ne kadar az uyursanız, başarılı olmak
için o kadar fazla vaktiniz olur, değil mi? Hayır! Bill Clinton
ve Margaret Thatcher gibi efsanevi 'az uyuyup da, çok başarılı
olanlar'ın aksine; uykunuzu yeterince almazsanız daha şişman, hantal ve
daha etkisiz hale gelirsiniz. Terfi almak şöyle dursun, mevcut
işinizi korumakta bile zorlanırsınız...
KİREÇLENME AZALIYOR
Ve yeni bir araştırma; uyku eksikliğinin
hayat oyunundan daha erken çıkmanıza neden olacağını
gösteriyor. 35 ve 47 yaş arası bir grup insanın her gece biraz
daha fazla uyuması sağlanmış ve ilerleyen beş yıl içinde
damarlarındaki kireçlenme riskinin düştüğü
görülmüş. Aslında her bir saatlik fazla uyku
karşılığında, kireçlenme riskini yüzde 33
düşürmüşler. Bu kireçlenmeler, damarları
sertleştiren plak oluşumunun göstergesidir ve kalp krizine doğru
hızla yol aldığınızın işaretidir.
İYİLEŞTİRİCİ ETKİSİ VAR
Bu yeterince
ürkütücü gelmediyse, cildin kırışmasının ve
etkisizliğin (cinsel anlamda) yaklaştığını gösterir. Daha
çok uyuyanların daha az stresli olduğu muhtemeldir. Ya da
uykunun başlı başına iyileştirici etkisi olabilir. (Her şeyin
ötesinde, kan basıncı uyku sırasında en düşük seviyesine
iner.) Çok az uykuyla tüm işlevlerini mükemmel olarak
yerine getiren insanların olduğu doğrudur. Ama çoğunluk
için 'uyku maçosu' olmaktan vazgeçmenin zamanı
geldi.
Seksten zevk almayı sağlar
Uykunun nimetlerinden yararlanmak
için kötü örneklerden yola çıkmayın.
Gecede 4-5 saat uyuyan ve 'fazla uyku, zaman kaybı' diyen insanlardan
etkilenmeyin. Onları taklit etmeyin.
Kişisel uyku ihtiyacınıza saygı
göstermeniz; daha ince görünmenizi, seksten daha fazla
zevk almanızı ve daha çok okumanızı sağlar. Ayrıca işte daha
verimli olmanıza yardımcı olur.
Atıştırmalıkların yerini mini mini öğünler alsın
Eğer 'atıştırmalık' kelimesi, aklınıza
cips, kurabiye ve dondurma getiriyorsa; yapacağınız ilk iş bu kelimeyi
sözlüğünüzden atmak olmalı! İkinci adım ise sabah
ile öğleden sonranın tam ortasında yemek yemektir. Bu eylem,
iştahınızı ve buna bağlı olarak da kilonuzu kontrol etmenize yardımcı
olur. (Bu durum sofraya oturduğunuzda elektrik süpürgesinin
insan versiyonuna dönüşmenizin de önüne
geçer!) 'Atıştırma' kelimesini yasakladığınıza göre,
beslenme programınıza 'mini öğünler' ekleyin. Bunların
lezzetli ve az kalorili olmasına dikkat etmeniz yeterli. Kompleks
karbonhidratlar, iyi yağlar ve proteinin dengeli karışımı, sağlıklı ara
öğünler oluşturur.
Kalp yetmezliğine karşı zayıflamalı!
Tombul doktorların size öğretecek
neyi var? Eğer fotoğraflarımızı gördüyseniz, kendimizden
bahsetmediğimizi biliyorsunuz. Ama bir araştırmaya göre 21 bin
doktorun yüzde 40'ı kilolu statüsüne giriyor. Obezite
sınırında değiller ama gelecek yılın seksi doktorlar takvimine
girmeleri de olası gözükmüyor.
CİDDİ BİR HASTALIKTIR
Aynı araştırma, bu doktorların (Ve de
SİZ'in) haziran ayı güzeli olamadıkları için
üzülmekten daha fazla derdi olacağını gösteriyor. Biraz
fazla kilo taşımak, bu adamlara daha zayıf olanlara göre
yüzde 49 daha fazla kalp yetmezliği riski getiriyor.
• Kalp yetmezliği çok genel ve çok ciddi bir
rahatsızlıktır. Kalbinizin vücudun ihtiyaçlarını
karşılayamayacağı anlamına gelir. Kalpteki basınç artar, kan ve
sıvılar ciğerlere geri döner ve daha çabuk yorulup nefessiz
kalırsınız.
EGZERSİZ YAPMAK ŞART
• İdeal kilonuzu korumak anahtardır. Fiziksel aktivite de bu
konuda yardımcı olabilir. Riski yüzde 18 oranında
düşürür. Araştırmacılar, ayda üç defadan
çok ter dökmenin 'aktif' anlamına geleceğini
düşünüyor. Ama biz bunu yeterli görmüyoruz.
• Her gün yarım saat yürümeniz, haftada 10 dakika
egzersiz yapmanız ve haftada üç kez 20'şer dakikalık
egzersizlere devam etmeniz gerekiyor. Bunlar, hem kiloyla hem de kalp
yetmezliğiyle savaşır ve sizi doktorunuzdan daha sağlıklı kılar!
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
4/12/2009 · Kategori: Saglik
Vejeteryan beslenme sağlıklı mıdır?
Et, balık ve
kümes hayvanlarını tüketmeyenlere süt
ürünleri, yumurta gibi besinleri tercihli tüketenlere
vejeteryan denir. Vejeteryanlar 3 ana gruba ayrılırlar.
Anadolu Sağlık Merkezi’nden
Beslenme ve Diyet Uzmanı Aytaç Ak, vejeteryan beslenmenin
sağlıklı olup olmadığı konusunda merak edilen soruları yanıtladı.
Lakto-Ovo vejetaryenler:
Hayvan eti tavuk, balık, kırmızı et yemezler ancak yumurta ve süt
ürünlerini tüketirler. Vejeteryanların %80-90’ı bu
grubu oluştururlar.
Lakto vejetaryenler: Hayvan eti yemedikleri gibi yumurta, süt, yoğurt da tüketmezler.
Veganlar:
Katı vejeteryan bu olan grup et, süt, yumurta tüketmedikleri
gibi hayvansal hiçbir besin maddesini tüketmezler. Bal,
dondurma, yoğurt, muhallebi gibi hayvansal ürünlerden yapılan
besin maddeleri bu tür vejeteryanların yasakları arasındadır.
Bu üç ana grubun dışında,
ovo-vejetaryen (süt tüketmeyip, yumurta yiyen), pesketaryen
(hayvan eti olarak sadece balık tüketen) veya semi-vejetaryen
(kırmızı et değil de beyazı tüketen) gibi değişik gruplar da
bulunmaktadır.
Vejeteryan beslenme sağlıklı mıdır?
Vejeteryan beslenmeyi tek başına iyi
veya kötü olarak nitelemek doğru değildir. Avantajlarını,
riskli durumlarını iyi analiz etmek, eksikliği olması muhtemel besin
maddelerini iyi bilmek gerekir. Vejeteryan beslenenlerin yaşam
sürelerinin daha uzun olduğunu gösteren birçok
araştırma bulunmaktadır. Sık görülen hastalıklar için
vejeteryanlığı değerlendirirsek;
Kanser hastalığı açısından
değerlendirildiğinde; vejeteryan beslenenlerin daha az kanser olduğuna
dair araştırmalar mevcuttur. Et içindeki homosistein, pişirme
şekilleri ile okside olan yağ asitleri birçok kansere sebep
oksidan madde et tüketimi ile alınmış olur. Hayvanlara verilen
hormonlar, antibiyotikler, kimyasal besin bileşikleri hayvanların
otlaklardan aldığı kimyasallar, etin kanserojen yükünü
anlamlı derecede artırır. Ayrıca salam, sosis, sucuk gibi nitrat
koyularak yapılan besinler kanserojen besinlerdir.
Vejeteryanlar hem bu oksidan maddeleri
almadıkları gibi anti oksidan E vitamini, C vitamini, karotenoidler,
biyoflavonoidler alımları oldukça yüksektir. Bu maddeler
kanseri engelleyen besin maddeleridir.
En sık ölüme neden olan kalp
damar hastalıkları yönünden de vejeteryan beslenmek
avantajlıdır. Kalp damar hastalığının en önemli risk kan değeri
olan LDL kolesterolün (kötü kolesterol) vejeteryanlarda
oldukça düşük olduğu önemli araştırmalarda
gösterilmiştir. Vejeteryan diyetindeki hayvansal doymuş yağ
oranının az alımı, homosistein alınmaması, posa, antioksidanların
yüksek tüketilmesi bunun en önemli nedenlerindendir.
Ayrıca vejeteryan olanlarda daha az
şişmanlık, diş çürümesi
görüldüğünü söyleyen araştırmalar da
mevcuttur.
Vejeteryanlığın sakıncaları var mı?
Evet var. Öncelikle
değerlendirilmesi gereken bu hastalıklarda et tüketiminin katkısı
olduğu ama bu katkının etin doğal içeriğinden çok
hayvanların büyütülmesi, etin işlenmesi ve pişirilmesine
kadar geçen süreçte gerçekleştirilen
uygulamalardır.
İyi planlanmamış bir vejeteryan
diyetinde et ve süt önemli derecede bulunan Fe, riboflamin,
B12, protein, kalsiyum, çinko gibi besin öğeleri eksikliği
görülebilir. Bu da bazı risk grupları için
tehlikelidir.
Bu risk grubuna kimler girer?
Bu risk grubuna hamileler, bebekler ve çocuklar girer.
Vejetaryan hamileler için bir beslenme planı önerir misiniz?
Sabah: 2 dilim orta yağlı beyaz peynir, 1 haşlanmış yumurta, 2 tatlı kaşığı pekmez, 4-5 zeytin, ekmek, domates ve salatalık.
Kuşluk: Yarım çay bardağı kuru üzüm.
Öğle:
1 tabak kurubaklagil, 1 tabak pilav ya da makarna, salata, (2 dilim
beyaz peynir, zeytinyağlı, 1 tabak sebze yemeği, 1 dilim kepekli ekmek.
İkindi: 1 muz ya da 1 su bardağı çilek, 1 kase yoğurt ya da 5 ceviz.
Akşam: 1 kase çorba, 1 tabak sebze yemeği, salata ( 2 dilim kaşar peynir), ekmek.
Gece: 20-25 kiraz veya yarım çay bardağı kuru üzüm veya 20 fındık, 1 kase yoğurt
Vejeteryan birisi kendinde bu besin öğelerinin eksikliğinin olup olmadığını nasıl anlar?
Vejeteryansanız öncelikle kan
sayımı (hemogram) ile kanınızı bir kez değerlendirtmelisiniz. Bu
değerlendirmede demir eksikliği ve B12 bağlı anemi
görülecektir. B12 vitamini sadece ette bulunur ve eksikliği
unutkanlığa ve sinir sistemi hastalıklarına neden olur. Bu nedenle bir
vejetaryan idrarındaki metil-malonik aside baktırarak kendisinde
böyle bir eksiklik bulunup bulunmadığını kontrol ettirmelidir.
Vegan tarzı vejeteryanlar ise bu analize gerek duymadan B12 vitamin suplamentleri başlamalıdır.
Eğer halsizlik, yorgunluk, saç
kaybı, deri döküntüleri, tırnak kırıkları, sık sık
hastalanma, dudak–cilt lezyonları var ise ve vejeteryansanız bir
uzmana danışmanız önerilir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
4/12/2009 · Kategori: Saglik
Grip nedir, soğuk algınlığı nedir?
Herkesin
birbirine karıştırdığı bu iki hastalığı birbirinden ayırmanın yollarını
mı merak ediyorsunuz? Bu öneriler sayesinde hangi hastalıkla karşı
karşıya olduğunuzu anlamak kolaylaşacak.
Dünyada en çok karıştırılan
iki hastalık, grip ve soğuk algınlığı. Bu hata o kadar yaygın ki, bazen
sağlıkla uğraşanlar bile aynı hataya düşüyor, her burun
akıntısı kendini grip sanıyor. Fakat Domuz Gribi'nin tüm
dünyada yayıldığı şu günlerde doğru ayrımı yapmak her
zamankinden daha önemli. Sabah kalktınız, üzerinizde bir
kırgınlık var, ateşiniz hafif yükselmiş, burnunuz akıyor ve
hapşırıyorsunuz diyelim. Soğuk algınlığı mı oldunuz yoksa grip misiniz
nasıl bileceksiniz? İşte aşağıdaki ipuçları bu ayrımı yapmakta
size yardımcı olacak. Her iki hastalık arasındaki temel fark soğuk
algınlığının hafif seyirli bir hastalık olmasına karşın gribin bazen
insanları günlerce yatağa düşürecek kadar şiddetli
seyretmesi. Soğuk algınlığı daha çok burun ve boğaz
bölgesiyle sınırlı kalır. Başlangıçta boğazda hafif ağrıyla
başlar, onu burunda dolgunluk ve geniz akıntısı takip eder. Geniz
akıntısının yarattığı tahrişe bağlı kuru öksürük
sıklıkla ortaya çıkabilir. Genellikle yetişkinlerde ateş
bulunmaz fakat çocuklarda bazen görülebilir. Burun
akıntısı ilk başta suluyken sonraki günlerde daha koyu hale gelip
rengi ve kıvamı koyulaşır. Bunu burun tıkanıklığı, burunda ve
yüzde dolgunluk hissi takip edebilir.Yüzlerce değişik
virüs soğuk algınlığına yol açabilir ve hastalık genellikle
bir haftada iyileşir. Belirtilerin ortaya çıktığı ilk
üç-dört günde hastalığı bir başkasına bulaştırmak
mümkündür. Bu nedenle yayılmasını önlemek
için o bulaşıcı dönemi evde geçirmek doğru olur.
Eğer soğuk algınlığında belirtiler uzuyorsa bir bakterinin gelip
hastalığın üzerine eklenmiş olma ihtimali
düşünülmelidir. Bu durumda antibiyotik kullanmak
gerekebilir ama bunun kararını bir doktor verir.
PEKİ GRİP NASIL BİR TABLO YARATIR?
Mevsimsel ya da Domuz Gribi'nde ortaya
çıkan belirtiler birbirine oldukça benzer. Soğuk
algınlığına göre belirtiler aniden başlar ve daha hızlı seyreder.
En ön planda hızla yükselen ateş, genel bir
düşkünlük hali, kas ağrıları vardır. Bazen boğaz ağrısı,
öksürük ve sinüslerde dolgunluk da bulunur.
Belirtiler birkaç gün içinde azalabilir ama bir
haftadan uzun sürmesi hiç de seyrek değildir.
Çocuklarda, yaşlılarda ve kalp-akciğer hastalığı bulunanlarda
gribe bağlı en sık gelişen hastalık "zatürreedir". Grip tanısı
konulanlarda ateş düzeldikten sonra tekrar ortaya çıkmışsa
ve tabloya nefes darlığı eklenmişse zatürree mutlaka akla
getirilmelidir.
GRİP AŞISINA DAİR EFSANELER
Aşı sonrası şiddetli grip oldum:
En sık duyulan şehir efsanesi (geyik)
budur. Teknik olarak mümkün değildir çünkü
aşıyla hastalık yapabilecek canlı grip virüsleri insana verilmez.
Aşının içindeki proteinlere bağlı kırgınlık
görülebilir ama bu da çok kısa sürede
geçer.
Aşı yaptırmama rağmen dört kez grip oldum:
Bu da ikinci sırada gelir; mevsimsel
grip aşısının koruyuculuğu yüzde 70 gibi yüksek bir orandır.
Aşıya rağmen grip olma olasılığı vardır ama bir insan bir sene
içinde üç-dört kez grip olduğunu sanıyorsa
aslında yakalandığı grip değil soğuk algınlığıdır.
Çünkü o sene içinde geçirilen
gerçek grip bağışıklık bırakır.
Artık mevsimi geçti:
Grip aşısının sonbahara girerken
önerilmesinin sebebi grip mevsimi başlamadan aşı yaptıranları
bağışık hale getirmek içindir, yoksa daha sonra aşı olmanın
sağlığa herhangi bir zararı yoktur.
Ne zaman hemen doktora başvurmak gerek?
Hastalık sırasında gelişen bazı hallerde gecikmeden doktora başvurmak gerekir.
Yetişkinlerde
• Şiddetli göğüs ağrısı
• Şiddetli baş ağrısı
• Nefes darlığı
• Bilinç bulanıklığı
• Yoğun kusma
Çocuklarda
• Sık nefes alma
• Morarma
• Yeterli sıvı alamama
• Normal şekilde etrafla ilişki kuramama
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
28/11/2009 · Kategori: Album Tanitimlari


Yayın Tarihi:24/11/2009
Türü: Türk Halk
Albümdeki Eserler
- Aziz Şensoy - Gökyüzünde Tüten Olsam
Söz: Karacaoğlan Müzik: Anonim - Hacı Taşan - Bugün Ayın Işığı
Söz & Müzik: Anonim - Piçoğlu Osman - Giresun Karşılaması
Söz & Müzik: Anonim - Aliye Akkılıç - A Kızım Sana Potin Alayım Mı
Söz & Müzik: Anonim - Nurettin Dadaloğlu - Gül Dalına Konmuş
Söz & Müzik: Anonim - Ali Ekber Çiçek - Güzel Dosttan Bize Bir Dolu Geldi
Söz: Pir Sultan Abdal Müzik: Ali Ekber Çiçek - Nezahat Bayram - Şu Kışlanın Kapısına
Söz & Müzik: Anonim - Bedia Akartürk - Elmaların Yongası
Söz & Müzik: Anonim - Şemsi Yastıman - Kerpiç Kerpiç Üstüne
Söz & Müzik: Anonim - Fatma Türkan Yamacı - Eşim Aman Aman
Söz & Müzik: Anonim - Maçkalı Hasan Tunç - Yüce Dağ Başında
Söz & Müzik: Anonim - Haydar Ağbaba - Bir O Yanda Bir Bu Yanda
Söz & Müzik: Anonim - Muazzez Türüng - Dağlar Kızı Reyhan
Söz: Talet Eyübov Müzik: Fikret Amirov - Muharrem Ertaş - Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
Söz: Anonim Müzik: Muharrem Ertaş - Rıza Konyalı - Konya Bağları
Söz & Müzik: Anonim
Devamı
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
« Önceki ::